Meseleler

Şili’ye Yayan

Fotoğraf: Yusuf Nadir

Herkes biraz babasının elinden, anasının öğüdünden, nenesinin sesinden öğrendi bu kenti, biz simitlerden.

Samanpazarı’ndan üç metre çiçekli pazen almıştık. Bir elbise diktirmiş, artanını cilt yapmıştık birkaç kitaba. Cam macunu dişlenmiş seyyar arabalar öptü bizi. Bir semt, öğrenciye yardım yataklıktan önüne akıtarak yiyor zamanı. 1994 yazı bekleniyor.

—Teksirlerden biri eksik. Bir gün romana dönüşmese.

Çift vesait, ezanla değişiyor bir süredir arya ile değil. İniyoruz geri geri ilk memleketten. Mektuplardan ve çeklerden müze yaptılar. Önceki zamanın parlatılmış yadına döndük. Uzaklardan, dünlerden, kuğulardan Anafartalar savaşlarına geldik. Kumaş yerine burç taşı aldık. Mozaikleyip düş sattık. Arabaları dükkan yaptık. Perdeler balkon oldu. Kuzeylere gezmelere gittik, güneylere sulara. Sesimiz ödemlendi. Hangi doğru tarihin yanlış yerindeyiz?

—Bizim sınıfın hepsi diğer sınıfın ikincisi.

İniyoruz geri adım memleketten. Baka baka ulusa. Radyo Evi’nden bir mübaşir anonsu. Yargılanan bir fakülte mi, bir tarih mi yoksa? Maarifte işe başlayabilmeleri için kaza-ı rüşt sırası bekleyen gençlere mi bu ikaz? Mümtaz merhale.

—Samanpazarı’ndan Şili’ye tren yok.

İniyoruz Ulus’tan geri adım. 1970’lerce yürüdük. Ne kadar yürüdüğümüzü konuşarak yorulduk. Ne kadar yorulduğumuzu bilmeden susadık. Ne kadar susadığımızı bilmeden içtik. Ne kadar içtiğimizi bilmeden dineldik. Ne kadar dineldiğimizi bilmeden uyuduk. Ne kadar uyuduğumuzu bilerek Yenişehir’e kalktık. Bir öğle vaktine mi?

—Döner erken kalkar pek biter geç gider.

—Hafızamız öyle zayıfladı ki mazi ve ati birbirine karışıyor. “Hürriyet eskidi” genceldikçe cumhuriyet.

Ulus’tan iniyoruz yesyeni memlekete. Ardımıza koydukça büyüyor ulus.

(Ulus-Şili arasında üç tüp bebek var. Üç yeşil soluk. Makamlarca: Rast, Muhayyer ve Segah: Ulus, Kızılay ve Şili. Ankara gezegeninin Ekvator’u denebilir mi, dönenceler sahası, imza kalemleriyle çizili.)

Önümüze bakmadan geri adım yürüdük vardık Şili’ye. Şili, ‘and’ ile birlikte düşünüldüğünde yeni bir serüven alanı, bütünüyle ‘eski’lerle temellenmiş. Yukarı olma özeliği bayır aşağılandı 21. asırda. Zamorano, üç renkli Kuğulu köşe gönderinde bekliyor. Michelle Bachelet, Victor Jara’ya söz yazıyor. Su Perileri Ulus’a tweet atıyor. Şili’de parlayan bir kuyruklu yıldız Samanpazarı.

İki bin yirmi iki yazı bizi bekliyor. Susamları dökülmüş bir çınar anıtı pazen çiçek açacak. Anılar becayişte.

—Kahve?

—Anason.


Kapak fotoğrafı için Şükran Yiğit‘e teşekkürler.

Umut Kara
Ön libero. Sürencil tutkun. Maliye'de devlete Mülkiye'de kendine koşturmuş, meyhanedeki bereket duası, tüm hatıratı yarı bir Ankara kişisi.

Bir Cevap Yazın

Tommie Smith ve John Carlos Spor

Cehennemde iki devre: Spor ve ırkçılık

İlk Devre: Kıvılcım Takvimler 1936 yılının yaz mevsimini gösterirken Berlin, olimpiyat tarihinin belki de en ilginç oyunlarından birine ev sahipliği yapıyordu. Hitler, uluslararası kamuoyunun, birçok...


Kent

Su Perileri’nin yeniden dans etme ihtimali üzerine

“Heykel” Heykeli ilk ne zaman fark ettim, bilmiyorum. Ankara’ya ilk geldiğim 1995 Ekim’inde Farabi Sokak’taki evimizden, okuduğum üniversitenin servis duraklarının bulunduğu Tunus Caddesi’ne giderken önünden...