Pusu'laGezi

Şehirden Kaçış: Trakya Bağ Rotası

Sabah serinliğinde erkenden yola koyulmak, çocukken ailecek gittiğimiz yaz tatilleriyle özdeşleşmiştir benim için. Şehir henüz uyuyorken evden çıkardık, arabada uyuklamaya devam ederdim. Ankara’dan Ege’ye giden yol boyunca gökyüzünün rengi, bitki örtüsü ve dağların denize uzanış şekli değişirdi. Radyonun artık çekmeyip cızırdamaya başladığı yerlerde annem hemen bir kaset takardı. Ekmek arası kahvaltımız ve termostaki çayımızla maviliklere son hız ilerlerken, hepimizde erken uyanmanın mahmurluğu ve uzun geçmiş bir kışın yorgunluğu olurdu. Epey uzun geçmiş bir kışın daha yorgunluğunu hafifletmek için, bir nisan hafta sonunda, sabah serinliğinde yola koyulduk ve hedefte bu kez Trakya vardı.

İstanbul’da Edirne okunu takip ederek, kıtaları birbirine bağlayan bir köprü ve sayısız gökdeleni geride bırakıp şehrin öbür ucundan çıkış yaptık. Şimdi ben de İstanbul’da yaşıyorum, bu insanlar da İstanbul’da yaşıyor, öyle mi diye düşünmekten alamadım kendimi. Bitki örtüsü değişti, deniz gözden kayboldu. Radyonun çekmediği yerlerde kaset takamadık, telefonlarımızdan uzun yol şarkıları açtık. Çok değil, evden ayrılışımızdan bir saat sonra İstanbul’u ve sorumlulukları geride bırakıp sağlı sollu kanola tarlalarının arasından Trakya sınırlarına girdik.

Yol boyu kanola tarlaları

Hafta sonu kaçamağındaki hedefimiz, Trakya bağ rotasında bulunan on iki bağ evinden birine gidip şarap tadımı eşliğinde hiçbir şey yapmamanın tadını çıkarmaktı. Bir önceki yıl Tekirdağ yakınlarındaki Barbaros Bağ Evi’ne gittiğimiz için bu sene direksiyonu Kırklareli’ne çevirdik ve kendimizi rotanın sonundaki Vino Dessera’da bulduk. Verimli Trakya topraklarında büyük bir özenle yetiştirilen üzümler kadehlerde minik soframıza taşınırken bize bölgenin taze peynirleri, canlı caz müzik ve yeşilliklere uzanan bir manzara eşlik etti. Manzaranın az ötesi Bulgaristan’dı ama dünyada sınırlar vardı… Gün batımında yaptığımız yürüyüşün ardından eve götürmek için aldığımız bir şişe şarap ve kendimizi doğa ile şarj etmenin verdiği motivasyonla Vino Dessera’dan ayrıldık.

Vino Dessera Bağ Evi’nde gün batımı

Trakya’ya gidip de bol tahinli Hayrabolu tatlısı yememek, Ankara’ya gidip simit yememekle eş değerdir benim için, imkansızdır. Trakya seyahatimizin ikinci gününde favori şehir-lezzet ikililerime Edirne ciğerini de ekledim. Radyoda Yunan kanalları çekecek kadar sınıra yaklaştığımız, uzun uzun Meriç Nehri’ni seyrettiğimiz günün ardından beyaz yakalıların şehre dönüş vakti geldi… Badem kurabiyeleri İstanbul’a götürülecek bir şişe şarabın yanındaki yerini aldı ve biz pazar akşamüstü, istikameti mecburen İstanbul yaptık.

Selimiye Cami, Edirne

Güneş gökdelensiz ve berrak gökyüzünde batarken kanola tarlalarıyla bu senelik vedalaştık. Bir sonraki görüşmemizin önümüzdeki baharda, kışın yorgunluğunu atmak için Kıyıköy ve İğneada’da Karadeniz ile kucaklaşmaya giderken olmasını temenni ettim. Gün batımından sonra hava bir anda serinledi, omzuma bir hırka aldım. Radyo kimi zaman çekmedi, hemen sabırsızlanıp bu seyahate en çok yakışacak şarkıyı açtım. Üstümde Ege’den Ankara’ya dönüşlerimizdeki o keyifli yorgunluktan vardı. Şoför ben değildim nasılsa, biraz uyukladım. Kış bitmişti ancak artık yetişkindim, önümde uzun geçecek bir de yaz vardı.


Sınırı geçip Yunan adalarına doğru yol almak isteyenler için küçük bir öneri: Sakız Adası.

Eliçe Kılıç
Çok gezerken çok okuyanlardan.

    Bir Cevap Yazın


    baksi muzesi Pusu'la

    Gitmenin ve Kalmanın Müzesi: Baksı

    Bu yazıda Baksı Müzesi’nin Bayburt merkezine 45 kilometre uzakta ufacık bir köyün yakınında kurulan, etrafında bozkırdan, dağlardan ve -şimdilerde sessiz akan- Çoruh Nehri’nden başka hiçbir...

    Pusu'la

    Çocuk Gözüyle Varşova

    Polonya’nın tarihi dendiğinde hep derin acılar, yıkımlar ve toplu ölümler akla geliyor. Schindler’in Listesi, Piyano gibi filmleri seyretmiş olanlar II. Dünya Savaşı’nda Polonya’nın nasıl bir...

    Pusu'la

    Şehirden Kaçış: Güdül

    Ankara’nın klasikleşmiş şehirden kaçış noktaları Eymir, Beypazarı ve Kızılcahamam olarak hafızamıza kazınmış durumda. Şehir kalabalığından uzaklaşmak isteyen herkesin hafta sonu bu yerlere akın edip, kalabalığın...