Pusu'laMekan

Pizzanın zarif adresi: Pizzeria Alla Torre

İtalyan edebiyatının öykü ustası Italo Calvino’nun San Giovanni Yolu’nu okurken “Babam gücünden değil, yalnızca zamandan tasarruf ederdi: Daha kestirmeyse, en dik yokuşu çıkmaktan yüksünmezdi,” dediği yerin altını çizmiştim. Bu cümle bir süre önce, sakin bir hafta sonu yürüyüşünde Cinnah yokuşunu çıktıktan sonra Atakule’de soluklanmak ve bir şeyler yemek için oturduğum Pizzeria Alla Torre ziyaretimde tekrar aklıma geldi. Niye aklıma geldiğini uzun uzun anlatacağım.

Pizzeria Alla Torre İtalyancada “kuledeki pizzacı” demekmiş. İtalyan lezzetlerini sunmak yerine İtalya’da yiyebileceğiniz kadar lezzetli pizzalarıyla kısa bir İtalya deneyimi vaat ediyor. Mekan, yaklaşık 2 yıl önce Atakule’nin Botanik katında Ankara’nın emektar ama hala en güzel üçüncü dalga kahvecilerinden Grano’nun tam karşısında hizmet vermeye başlamış. Ama alışageldiğimiz pizzacılardan değil. Zaten öyle olmadığını mekana girmeden anlıyorsunuz. Hatta mekana girince bir kez daha anlıyorsunuz.

Pizzeria Alla Torre mekan

İtalyan esintileri

Kuledeki pizzacımız 70’ler-80’ler İtalya’sındaymışçasına uzun perdeleri, koyu ahşap ve keskin hatlı dekoruyla sizi karşılıyor. Bu son derece şık İtalyan tasarımı size bir fast-food pizza restoranından ziyade, Türkiye’de çok alışık olmadığımız biçimde uzun sohbetlerle yenecek güzel yemeklere ev sahipliği yapmak isteyen bir fine-dining restoran olmayı sunuyor. İçeri girdiğinizde gözünüze çarpan ilk şey, bütün restoranın büyük övgüyü hak eden o pizza fırınının ve mutfağın yamacına kurulmuş olması. Loş ışıklar ve arka planda tam kararında çalan Napoli radyosu daha masanıza oturmadan size sakinlik ve huzur veriyor.

Pizzeria Alla Torre Kavaklıdere Şarapları

Pizza tutkunları için

Pizzeria Alla Torre’nin menüsü sadece pizzadan oluşuyor, makarna yok. Menüde tam 27 farklı pizza var. Bir İtalyan restoranında makarna neden olmaz diye düşünüp işletme müdürü Umut Bey’e soruyorum: “Bir gün menümüzde makarna görürseniz işler o kadar iyi gitmiyor demektir,” diye gülüyor. “En iyi pizzayı yapmak istiyoruz ve bunun için çabalıyoruz. Aslında siz sipariş verdiğinizde, biz o pizzayı yapmaya 48 saat önce başlamıştık. Hamurun yoğrulması, mayalanması ve dinlenmesi… Eğer bu süreçler bitmemişse pizza sunmuyoruz, çünkü en iyisi olmayacağını biliyoruz,” diyor. Bu cümlelerden o aşkı ve tutkuyu anlıyorsunuz. Sadece en iyi pizzaya odaklanmışlar.

Umut Bey ayrıca önemli bir detaydan da bahsediyor ve bu tutkunun tesadüf olmadığı anlaşılıyor. Pizzeria Alla Torre’nin kurucularından biri, aynı zamanda Grano’nun da kurucusu olan Kıvanç Erdirik’miş. Kıvanç Bey, İtalyan vatandaşı ve Pizzeria Alla Torre’deki lezzetlerin arkasındaki isim. Birçok pizza ve diğer eşsiz lezzetler onun deneyimleri sonucu çıkarılan reçetelerle oluşturuluyormuş. Ayrıca Pizzeria Alla Torre, Grano’dan daha eski bir hayal olsa da kendisi hayalini hayata geçirmek için doğru zamanı beklemiş. Zaten hep derler ya, güzel şeylerin gerçekleşmesi vakit alır.

Eşsiz lezzetlere geri dönelim. Mekanda pizza haricinde başlangıçlar, salatalar ve tatlılar mevcut. Bunların tamamında sadece İtalyan mutfağının esintilerini görüyorsunuz. Mesela yemek istediğiniz pizzada mozzarella peyniri yerine fior di latte peyniri olması gerekiyorsa fior di latte var. Kaşarlı veya sucuklu pizza yok. Tatlılar, tiramisu ve panna cotta. Yemekten sonra çay yerineyse espresso var. Ve bütün bunların yanında güzel vakitlerinize eşlik etmesini isterseniz zengin bir şarap menüsü mevcut. Hatta Kavaklıdere’nin Pizzeria Alla Torre için İtalya’dan özel ithal ettiği ve karafta servis edilen sofra şarapları bulunuyor. İşletme müdürü Umut Bey aynı zamanda bir şarap uzmanı ve gelen misafirlere yemek siparişlerinin yanında en uyumlu şarabın seçimi konusunda yardımcı olmaktan mutluluk duyduğunu belirtiyor: “Bazen güzel bir şarabın yanında, bu şaraba eşlik edecek lezzetli atıştırmalıklarla güzel vakit geçirmek isteyen misafirlerimiz oluyor, onlara da hizmet sunmaktan mutluluk duyuyoruz,” diyor.

Pizzeria Alla Torre tiramisu

Pizzeria Alla Torre’nin menüsünde benim tercihim her zamanki gibi klasik oluyor. Çünkü bir yerde ilk defa pizza siparişimi veriyorsam daima margherita ya da quattro formaggi (dört peynirli pizza) söylerim. Bana göre bu ikisi iyiyse diğerleri de iyidir. Burada quattro formaggi tercih ettim. Pizzanın hamuru kesinlikle övgüyü hak ediyor. İncecik ve ustalıkla pişirilmiş hamur muhteşem. Genel itibarıyla ise, tekrar yemek isteyeceğim kadar lezzetli bir pizza. Pizzadan sonra tiramisu ve espressoyla devam ediyorum. Bunlar da yine oldukça lezzetliler.

Pizzeria Alla Torre’nin kapıları, haftanın her günü 12’den 22’ye kadar açık. Ortalama servis süresi 7 dakika. Umut Bey, en kalabalık zamanlarda bile servis süresinin 20 dakikayı geçmediğini söylüyor. Bu yüzden mekanın kısıtlı öğlen aralarında bile uğranabilecek bir lezzet durağı olduğu söylenebilir. Yabancıların da çok fazla rağbet ettiği bu restoran, özel günler, kaliteli buluşmalar, lezzetli öğle öğünleri ve uzun akşam yemekleri için her zaman düşünülebilir.

Bitirmeden önce, San Giovanni Yolu’ndan aklıma gelen söze tekrar döneyim. Öyküdeki gibi, İtalya’ya gitmektense zamandan tasarruf edilerek Cinnah yokuşu çıkılıp Pizzeria Alla Torre’ye gelinir.

Daha detaylı bilgiler için mekanın web sitesini ziyaret edebilir, Instagram hesabını inceleyebilir, 0312 504 33 99 numaralı telefon numarasından mekanı arayabilirsiniz.


Ankara’da bir başka esinti, Sokağa taşan Fransız esintileri: Cafe Piaf

Bir Cevap Yazın