Meseleler

Pandemide Üretkenlik Meselesi VI: Metin Yurdanur ve Nevzat Can

Sanat, yuvayı terk etmeden uzaklara çekip gitmenin tek yoludur.
Anonim

 

Uzakları bilmem ama kapı dışarı çıkamadığımız günler yaşadık. Zorlu günlerdi, bir daha yaşanmamasını diliyorum.
Bu zorlu günlerde sanatçılarımız ne yaptı?
Sanatla buluşup, yuvayı terk etmeden uzaklara çekip gittiler mi?

Sordum!
Kayda geçsin düşüncesiyle.
Biri boyarken, diğeri şekil veriyor hünerli elleriyle.
Eserlerini yaratırken biri renkleri, diğeri kili kullanıyor.
Bir ressam, Nevzat Can ve bir heykeltıraş, Metin Yurdanur.

Metin Yurdanur – Heykeltıraş

Bir türlü bitmeyen, ne zaman biteceği kestirilemeyen pandemi öncesinde ne yapıyordunuz?

Anadolu’nun orta yerinden, tüm insanlığa sevgi, barış, kardeşlik mesajlarını 750 yıl önce, bugün de rahatlıkla anlayabileceğimiz tertemiz Türkçesiyle ileten garipler garibi, erenler ereni Türkmen Kocası Yunus Emre’mizin heykelini 2019-2020 yıllarında yapıyordum.

2020 Şubat ayında İstiklal Harbi kahramanlarımızda, Cumhuriyet düşüncemizin öncülerinden, aydınlanmacı Tunalı Hilmi heykelini, Karadeniz Belediyesi’nin talebi üzerine çalışmaya başladım.

Mart 2020’de salgın çıktı. Bir anda yangın gibi yurdumuzu ve dünyayı pençesine aldı. Yasaklar başladı. Atölyeye gidemez oldum. 3 metreye yakın kil heykeli sarıp sarmaladım. Tam iki ay. Heykelin orijinal kil modelajını tamamlaması için bir hafta, 10 gün yeterliydi. Çaresiz bekledim.

Teknik bir açıklama: Kil modelaj çalışması ara vermeyi sevmez. Küser. Kil kurur, deforme olur. Yapılan çalışmayı bozup, yeniden yapmak gerekir.

Sonuçta serbestlik olunca küçük bozulmaları yeniden yaparak heykeli tamamladım.

Yunus Emre anıt heykeli de söylendiği gibi garip kaldı:

Bir garip ölmüş diyeler
Üç günden sonra duyalar
Soğuk su ile yuyalar
Şöyle garip bencileyin
Konacağı yere ulaşamadı.

Pandeminin ilk zamanlarında ne hissettiniz, çalışmalarınıza etkisi nasıl oldu?

Salgında yasaklarla birlikte eve, dolayısıyla içe kapandım. Hep okudum ama yazmadım, desen çizdim.

Pandeminin ilk günlerinden bugüne, yaptıklarınızda bir değişiklik oldu mu?

Salgından günümüze, beden ve ruh sağlığımızı korumaya çalıştık.

Salgın, sizin yaşama bakış açınızda moral değerler açısından ne gibi etkiler yarattı?

Biliriz ki direnenler ve dayananlar ayakta kalır.

“Şu pandemi bir bitse, şunu yapacağım!” dediğiniz planlarınız neler?

Yaratıp, üretmeye devam.

Sivrihisar’daki Açık Hava Heykel Müzeniz salgından nasıl etkilendi?

Yaklaşık 100.000 m2 alana yayılan heykeller, on binlerce insanımızla gene buluştu.

Güneş Dağı, toprak, hava, güneş ve sanat herkesi kucakladı.

Nevzat Can – Ressam

Bir türlü bitmeyen, ne zaman biteceği kestirilemeyen pandemi öncesinde ne yapıyordunuz?

Normal yaşantı içinde, büyük bir tutkuyla Atatürk portreleri çalışıyordum.

Pandeminin ilk zamanlarında ne hissettiniz, çalışmalarınıza etkisi nasıl oldu?

Psikolojik olarak etkileniyor insan. Virüs hakkında yeterli bilgi yoktu. Çalışmalarımı olumsuz etkiledi. Bilhassa kapanmalarda resim çalışmalarından bir hayli uzaklaştım. Moral bozukluğu ve kafa karışıklığı çalışmalarıma olan kontrasyonumu zayıflattı. Tabii ki bunun sonucunda verim de düştü.

Pandeminin ilk günlerinden bugüne, yaptıklarınızda bir değişiklik oldu mu?

Resim çalışmalarımı olumsuz etkilemesinin yanı sıra, biri hariç hiçbir sergiye ziyaretçi veya katılımcı olarak katılamadım. Hatta teklif olmasına rağmen, pandemi ortamında kişisel sergi açma sorumluluğunu göze alamadım.

Salgın, sizin yaşama bakış açınızda moral değerler açısından ne gibi etkiler yarattı?

Yaşamın her an bitebileceği gerçeğini bir kez daha anladım. Her zaman morali yüksek tutmanın zor olduğunu fakat gerekli olduğunu da anladım.

“Şu pandemi bir bitse, şunu yapacağım!” dediğiniz planlarınız neler?

Pandemi bitince eski normal yaşama dönmeyi umuyor ve diliyorum. Yeniden çok sevdiğim Atatürk portrelerime kavuşmak ve dostlarla buluşmak güzel olacak. Sergilere, diğer başka etkinliklere katılmayı ve kişisel sergiler açmayı arzuluyorum.

Son söz olarak söylemek istedikleriniz?

Sanat dünyasının içinde olmak insan için büyük bir değer zenginliktir diye düşünüyorum. Yaşamdaki birçok olumsuzlukların, sanatla herhangi bir şekilde ilgilenmekle üstesinden gelinebileceğine veya daha hafif geçirilebileceğine inanıyorum. İnsan resim yapamayabilir ama sergi gezebilse, müzik yapamayabilir ama müzik dinlese yaşamına çok güzel şeyler katmış olur diyorum.

Güzel yaşam dileklerimle.


Serinin bir önceki yazısı: Pandemide Üretkenlik Meselesi V: Atilla Atar ve Hasan Pekmezci

Kapak Görseli: Metin Yurdanur

Necati Yalçın
İletişim, eğitim, tarih, sanat ve kent üzerine akademik yazılarının yanında gazete, dergi ve internet sayfasında köşe yazarı. Halkla İlişkiler, Milli Mücadele, Cumhuriyet’in Açıkhava Müzesi Ankara, Yazdığım Ankara, Gezdiğim Ankara, Keyifli Öğretmenlik kitaplarını yazdı.

    Bir Cevap Yazın



    ankaranın bağrına bastığı yabancı Meseleler

    Ankara’nın Bağrına Bastığı Yabancı

    Evimin bulunduğu şehirde değilsem, o şehrin sokakları bana hep yabancı olduğumu hissettirirdi. Ankara’nın buna boyun eğmeyen bir istisnalığı var. Yolumun sık sık Ankara Gar’a düşmesinden mi,...