Pusu'laMekan

Düş Kapanı Haydutları No 123: Noico Coffee

Eklektik ve özgün, enerjik ve üretken… Evet bu şehirden, bu şehrin haydutlarından, bu şehre adanmışlıklardan bahsediyorum. Yazıyı okuyan sizden, yazan kendimden ve yazdıran popülasyondan…

Şehirdeki tüm mekanlar karantinalardan sonra adeta bir tutku maratonu içerisinde. Girişimciler, işletmeciler, müzisyenler, baristalar… Kısacası kapanma günlerine rağmen sektör değiştirmeyen, işinden vazgeçmeyen ya da vazgeçemeyen tüm hizmet sektörü emekçileri kendileriyle ettikleri uzun karantina muhabbetlerinden sonra adeta bir patlama yaşadılar. Bu yazıda bu patlamayı yaşayanların adına “Düş Kapanı Haydutları”, karantina dönemine “Düş Kapanı” diyeceğiz ve şehirli haydutlarımızın para kazanmak haricindeki motivasyonlarını öğreneceğiz. Bir seri olmasını umduğum bu yazının ilk haydutu: Noico Coffee!

“İtalyanca’da Noi, Türkçe’de biz. Noi -biz- kahve evi içerisindeki ajans, ajans içerisindeki kahveyiz. Yeni nesil yaratıcılığın, yeni nesil kahvenin yeni bir uyanış biçimiyiz. Eskileri severiz, sürekli yenileniriz. Lezzetliyiz ve biraz eklektiğiz. Kocaman bir aileyiz, kolektif bir akılız ve profesyonel bir ekibiz. Uyanık bir zihniz, ortak bir zihnin uyanığıyız. Eğer bizimleysen, biz kelimesinin sonsuz varyasyonlarından biriyiz.”

Bir paragraftan oluşan bu tanımlama Noico Coffee hakkındaki ilk izlenimleri sağlam bir taşın üzerine inşa etmemizi sağlıyor ancak Noi’nin motivasyonlarını, komplike düşünce yapısını ve katlarını açıklamıyor. Karantina döneminde açılan Noi’yi, düş kapanından kurtulmuş bir topluluk oluşturuyor. Noi’ye hayat veren Noyan Berk Akpolat, bu dönemde kendi topluluğuyla buluşurken içinde bulunduğu durumu “Hayatın benim ve çevremdekiler için durmasına izin veremezdim, yıllardır Ankara gece mekanlarında işletme müdürü olarak çalışıyordum, bir anda müzik durdu, müzik durunca etrafımda dönmekte olan her şey durdu ya da kayboldu. Başka bir şey yapmaya hazırlanmak zorundaydım, yoksa yaşayamazdım,” sözleriyle anlatıyor.

Başka bir şeyden kastının ne olduğunu Noyan ve Gamze ile tanışınca anlıyoruz. İç Mimar Gamze ve eşi Noyan (İktisat Bölümü mezunu) pandemi başında başlayan evliliklerinde düş kapanından kurtulmak için kafa kafaya veriyorlar ve yeteneklerini birleştiriyorlar. Yaratıcı dünyaya olan merakını daha öncelerde keşfetmiş olan Noyan, Gamze’nin de ön ayak olmasıyla reklam sektörüne girmeye karar veriyor. Normal şartlarda herhangi bir daireyi ofis olarak kullanabilecekken bahçesi olan, başka konseptleri de kaldırabilecek bir yer tutuyor. Sonuç olarak kurduğu hayallerin paralelinde bir mekan buluyor ve en yakın arkadaşı Yiğit’i bu konsepte dahil olmaya davet ediyor. Yiğit, iletişim mezunu ve tiyatrocu bir insan. Bu eğitimin beraberinde getirdiği yaratıcı düşünme güdüsü, Noyan’ın kurduğu ajans için mihenk taşlarından biri oluyor. Liseden beri bir arada olan üç arkadaş, önce reklam ajansını kuruyor sonra Noyan’ın cafe oluşturma planı devreye giriyor.

İlk fikir aşamasından kuruluma kadar giden bu süreçte düş kapanı haydutları aramaya başlıyor Noyan. İsteği şu: Kolektif bir akılla yönetilebilecek, eklektik düşünebilecek ve en önemlisi aile ortamı kurulabilecek bir yerde kendisine rol kapabilecek insanlardan oluşan bir ekip!

Bu kısma ister şans ister akıl ister tesadüfler diyebilirsiniz ancak sürecin başında ve neredeyse 1 ayda kendisine tam da böyle bir ekip kuruyor. Ekip, önce yel değirmenleriyle savaşmış, ardından yorgun savaşçı olmuş, ardından sıkışmış ve düş kapanından kurtulmuş haydutlardan oluşuyor.

Her birinin hayata ve Ankara’ya dair en az bir açlığı, yapmak için sabırsızlandığı en az bir projesi, kendini var edebilmek için yaptığı en az bir riskli tercihi bulunuyor. Noyan için adeta CV ve portfolyo haline gelen bu özellikler dahilinde ekip gittikçe büyüyor. Ekip üyelerinden Anıl, ekibi “farklı çalışan kafaların farklı yaratılarının diyalektiği” olarak tanımlıyor.

Herkesin mutlaka bir taşının olduğu Noi tüm bu sürecin sonunda, reklam ajansı ve nitelikli kahveyi bir araya getiren konsept eve dönüşüyor. Noi ekibinin tamamı burada gelen misafirlerle tanışıp projeler üretebilmeyi amaçlıyor.

Kafanızda yapmak istediğiniz bir şeyler varsa ve tek başınıza yapacak gücü bulamıyorsanız Noi ile bu projeyi tam bir ekip işi haline getirebilirsiniz. Yaşadığı çevreye değer katmak isteyen insanlar topluluğu oluşturmaya başlayan Noi ekibine bir taş da siz koyabilirsiniz. Üstelik bunları yaparken, jazz akşamlarına katılabilir, sanat etkinliklerine ortak olabilir, sosyal sorumluluk projelerinde görev alabilir ya da gurme kahve bilginizi taze tutabilirsiniz.

Mekanlar özellikle biz Ankaralılar için duvarlarla kaplı yerler değil, sosyal alanlar oldu, olmaya devam ediyor. Bu mekanların hikayesinde yer almak, bu alanların sınırlarını zorlamak ise bu şehri herkesin birbirine kuyruğunun değdiği bir hale getirdi, getirmeye devam ediyor… İşin özü Ankara bir büyük şehirdir, doğru büyük bir şehirdir ama unutmamak lazım, Ankara her zaman butik bir ruha sahiptir. Noico Coffee bu ruhun bir parçası olarak çoktan yerin aldı.

Noico Coffee Websitesi|Noico Coffee Instagram|Noico Creative Websitesi


Şehrin Üretenleri dizisinin ilk yazısı: Düş Dükkanı Tasarım

 

Güneş
Mor bulutların sahibi hayali arkadaş.

    Bir Cevap Yazın

    Lavarla - Cer Kapak Görseli | (Sadibey'den Alıntıdır) Pusu'la

    Kasım Ayında CerModern

    Toplumsal bir eğitim projesi olmak ve Ankaralıların sanat ile daha yakın bir ilişki kurabilmesi amacıyla 2010 yılında açılan CerModern, Ankara’nın ilk modern sanat merkezidir. Neredeyse...



    Mekan

    Mekanlar ve Hikayeler X | ODTÜ: Gönülçelen

    Cem, sahnenin arkasında grubu Blue Moon ile birlikte çalma sırasını bekliyordu. Sahnede ise Little Lion, Toto’dan Africa’yı yorumluyordu. Grubun vokalisti, uzun saçları, simetrik bıyığıyla fena...