Müzikİnsan

Müziği ve gitarıyla Burak Altuni

“Müzik hakkında güzel bir şey, çarpar, acıtmaz!”

Bob Marley

Burak Altuni…

Müzikle tanıştığında 3 yaşındaymış, flütle başlamış. Ne yazık ki baba acısı müzikten de öncesine rastlıyor. Annesi yanında olmuş, halk oyunlarında dansa ve müzisyenliğine 6 yaşlarına geldiğinde başlamış. Müzik ruhunda var belli ki, flüt kesmemiş, diğer çalgıları tanımak istemiş. Daha ortaokul sıralarında… Lisede, müzik grupları bile kurmuş.

Liselerarası En İyi Tiyatro Oyunu ve En İyi Tiyatro Yönetmenliği Ödülü almış.

Fotoğraf: Savaş Denli

Ankara sokaklarından müzik dünyasına

“Seyran çocuğuyum, Ankara sokaklarında büyüdüm ben,” diyor. Büyükleri, müziğe ilgisinin gelecek vadettiğini görmüş, müzik eğitimi alması konusunda hemfikir olmuşlar ama bu işin Ankara’daki çevresiyle zor olacağı kararına varmışlar. Konya’da konservatuvarı (Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Opera Anasanat Dalı Şan Sanat Dalı) kazanmış. Yüksek dereceyle bitirdiği 5 yıllık eğitimi boyunca, üst katta batı müziği çalışırken alt katta Mevlevi müziği çalışanlara hep kulak vermiş. Yani konservatuvardaki müzik eğitiminde de bir anlamda doğu-batı iç içe sürmüş.

20’li yaşlarında anne acısı… Anne babayı çok erken kaybetmenin acısı ve zorlu yaşam koşullarının omuzlarına yüklediklerinden belki de, çok erken yaşta kalp kriziyle tanışmış, hastaneye  mucizevi bir şekilde yetiştirilmiş ve kelimenin tam anlamıyla ölümden dönmüş.

Kalbi yaralı ama kocaman! Örneğin, memleketin yaşadığı son deprem felaketinde aldı  yanına kocaman yürekli arkadaşlarını, neler yapmadı ki…

O, Türkiye’de Flamenko dendiğinde gitarıyla, sesiyle akla ilk gelen isimlerden. Flamenkonun bir başka önemli ismi, sevgili arkadaşı Ceyhun Güneş Flamenko Ankara Derneği’ni kurmuş, şimdilerde derneğin başkanı Altuni.

Güneş ile birlikte Uluslararası Flamenko Ankara Festivali düzenliyorlar. Kesintisiz… Dile kolay, tam 15 yıldır! Düzenlediği festivaller bir yana, müzisyen olarak uluslararası platformlarda birçok alanda ülkemizi temsil ediyor. Ayrıca 1998 yılında, Devlet Tiyatroları’nda Korkut Ata oyununun müziklerini yapmış.

Mavi Siyah Flamenko topluluğuyla çalmış, söylemiş. Halk konserinde bariton ve gitarist olarak görev almış. Uluslararası festivallerde usta Flamenko müzisyenleri ile aynı sahneyi paylaşıyor, ODTÜ Güzel Sanatlar Topluluğu Çok Sesli Müzik Korosu orkestra şefliği yapmış.

Flamenko

“Neden Flamenko?” diye sordum. Her zamanki samimiyetiyle yanıtladı:

“Ben hayatım boyunca müzikle, gitarla ve matematikle çok içli  dışlı oldum. Sorunlarımı genelde bu disiplinlerle çözdüm.

Hayatımda tercihlerimi kendim seçerek yapmadığım yaşlarda bile içgüdüsel olarak hep bu yollara başvurdum.

Yıllar içinde beni tanıyan müzisyen büyüklerim sürekli İspanyol tarzı gitar çaldığımdan bahsettiler. Aslında ben bundan bihaber, içimden geleni çalmaya çalışıyordum. Bugün geldiğim noktada bir tercih ya da seçme değil tamamen sevdiğim şeylerin ortaya çıkma hali.”

Batıdan, doğudan

Annesi Kafkas (Oğuz boyu Karapapaklardan), babası İstanbul’dan. Altuni de yaptığı müziklerde erken yaşta kaybettiği anneyi de babayı da bulmuş adeta, tınılarında doğu da daha uzaktaki batı da var.

“Türk pop müziği, Bozlak ve Flamenko üçgeninde dönüyor,” diye tanımlıyor tarzını. Küçük yaşlarda başladığı sahneye çok yakışıyor. Yakıştığı o yere ”Çık şarkı söyle sonra in!” demiyor. Farklı içeriklerle programlar yapıyor. Ceyhun Güneş ile Flamenko  şarkıları söylediği Gipsy Kings Tribute veya Cumhur Böler ile Napoliten ve Flamenko dinleyebileceğiniz Müzikal Matadorlar programlarını yapıyor.

Çingeneler Zamanı

Yeni bir başlıkta bir süredir başlattığı bir gösteriyi izledik. Çingeneler Zamanı farklı bir program. Bu linkten güncel programları bulabilirsiniz.

“Çingeneler Zamanı projesi tam olarak beni yansıtan, doğu batı, Türkçe yabancı dil, Klasik Flamenko arabesk ile pop, yani içinde her şeyin olduğu, tıpkı benim hayatım gibi bir gösteri. Umarım herkese ulaşırım.”

Altuni, küçük yaşlardan beri alışkın olduğu sahneyi kelimenin tam anlamıyla dolduruyor. Gümbür, gümbür… Bir de yazıda değindiğimiz doğu-batı sentezini genç yaşına rağmen araştırmacı yaklaşımı ve yılların zengin deneyimiyle öyle bir harmanlıyor ki tadına doyulmuyor. Program boyunca bir gitar ustasının konuşmada da ne kadar hünerli olduğunu keyifle izliyorsunuz. Programda baştan sona bildik şarkılar var. İspanyolca veya Yunanca başlıyor, nefes almadan Türkçe ile devam ediyor. Dilimize çevrilenlerin yanında bizden alınanlar, 50’lerin parçalarından günümüze, tam bir müzik ziyafeti. Gipsy Kings’den İspanyolca dinlediğimiz Volaré’den Medcezir’e… Alkistis Protopsalti’den Yunanca dinlediğimiz Venzinadiko’dan Al aşkım beni yanına’ya…

Çeviri olanlar tamam da çağrışım yapanlar veya geçişleri pek uygun olanlara ne demeli!

Ciddi bir birikim ürünü. Örneğin, Eagles’ın Hotel California’sının öykülerinden en duygusalını seçip, öykünün kahramanı kızı kumral yapıp Kumralım’a bağlaması tam anlamıyla yaratıcılık.

Çingeneler Zamanı programı için hazırlanmış videosu buradan izlenebilir.

Eğitim veriyor

Yıllarca eğitim vermiş Altuni, vermeye de devam ediyor.

“Sosyal medyada ve YouTube kanallarında ve Spotify’da birçok albümüm, eğitim videolarım var. Umarım insanlara ulaşır ve her yaştan insan bundan faydalanır. Özellikle gençler, gitarseverler… Ayrıca bestelerim, sözlü ve sözsüz şarkılarım var, umarım onlar da insanların gönlüne dokunabilir.”

Gitar Dersleri, Kolay Gitar Dersleri veya Flamenko Gitar Dersleri başlıklarıyla seri olarak kaydettiği dersleri herkese açık, yayında. Bu linkteki adresten izlenebilir.

Bir magazin haberi!

Seher adlı bestesiyle çıkış yapan sanatçının birçok enstrümantal bestesi de var. Madem okuduğunuz müzik ağırlıklı bir yazı oldu bir de temaya uygun bilgi vereyim!

Altuni, çok yakında müzikseverlerle buluşacak bir parça çıkarmak üzere! Ene’l Aşk

Aşk’a Gel adıyla dünyaca ünlü İspanyol Gitarist Gerardo Núñez’e ait melodilerden esinlenen sanatçı, Türk motiflerini de ekleyerek müzikseverlerin beğenisine sunmayı hedefliyor.

Başarılarından eminim

Burak Altuni… Ben derim, o da eşine “sevgilim” diyor!

Adını her geçen gün daha çok duyacağımız, gururlanacağımız bir sanatçı o.

Başarılar dolu bir müzik hayatı olacağından emin olarak, Sevgilisi Sibel ve sevenleriyle uzun yıllar mutluluklar diliyorum.

Necati Yalçın
İletişim, eğitim, tarih, sanat ve kent üzerine akademik yazılarının yanında gazete, dergi ve internet sayfasında köşe yazarı. Halkla İlişkiler, Milli Mücadele, Cumhuriyet’in Açıkhava Müzesi Ankara, Yazdığım Ankara, Gezdiğim Ankara, Keyifli Öğretmenlik, Keyifli Öğretmenlik 2, Sevdiğim Ankara ve Mehmet Tunçer-Savaş Sönmez ile Kaybolan Ankara kitaplarını yazdı.

    Yorumunuzu yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


    Kent

    “Cemal’siz Ankara tarihi olmaz!”

    Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele’nin merkezi olarak belirlediği Ankara’ya 27 Aralık 1919 günü gelir. Dikmen sırtlarında Seymen Alayı tarafından karşılanır. Kendisini karşılayanlar arasında Ankara’da Müdaafa-i...

    Satıyorum… Saaat-tım! İnsan

    Satıyorum… Saaat-tım!

    Ankara’da yaşamanın en sevdiğim yanlarından biri, her ayın üçüncü pazar günü Berdelacuz Sahaf’ın Hezarfen Teras Bar’da yaptığı kitap mezatları. Sahaf Mustafa Türkoğlu’nun olağanüstü kitap tanıtımları...