FestivalSinemaKadınRöportaj

Kim Mihri belgeselinin yapımcısı Yonca Ertürk: “Birçok kadın bir kadını arıyor”

Türkiye’nin ilk kadın ressamlarından Mihri Rasim’in hayatını ve uluslararası ressamlık kariyerini konu alan, Berna Gencalp yönetmenliğinde çekilen Kim Mihri belgeselinin, Engelsiz Filmler Festivali kapsamında 26 Ekim’de Ankamall Paribu Cineverse’te gerçekleşen gösterimi sonrasında yapımcılarından Yonca Ertürk ile konuştuk.

59. Antalya Altın Portakal Film Festivali Ulusal Belgesel Film Yarışması’nda En İyi Belgesel Film Ödülü’ne layık görülen belgesel film, 24. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’nü ve en son Ayancık Film Festivali 100. Yıl Özel Ödülü’nü aldı. Ressam Mihri hala keşfedilmeyi bekliyor. Kim Mihri belgeseli onunla tanışmak için önemli bir fırsat.

Filmi izlerken birçok kadının tek bir kadını aradığını fark ediyorsunuz. Uzun bir emeğin ve ilmek ilmek araştırılıp, en küçük bir ipucunun değerlendirildiği, merakla aranan bu ressam hanımın gizemi izleyiciyi de heyecanlandırıyor. Filmde arşiv belgeleri ve reel görüntülerin yanı sıra animasyon kullanılıyor. İstanbul işgal altındayken parklarda kızları resim çizmeye çıkarmış, çıplak modelle çizim çalışmaları yapmalarını sağlamış bir öncü figür Mihri.

“Ressam Mihri’nin boşluklarla ve rivayetlerle dolu hikayesi, kadın karakterlere odaklanan bir yazar olan Berna Gençalp’in ilgisini çeker. Mihri’nin 19. yüzyılın sonunda Osmanlı İstanbul’unda başlayıp Roma, Paris ve New York’a uzanan hikayesini ortaya çıkarmak üzere, “Kim Mihri” sorusuyla yola koyulur. Değerli araştırmacılarla bir araya gelir. Daha çok bilgi edindikçe soruları da çoğalır ve çeşitlenir. Mihri nasıl ressam olmuştur? Bir ressam kadın olarak ülkesinde ve diğer ülkelerde nasıl karşılanmıştır? Oto portrelerinde kendi imgesini nasıl sunmuştur? Atatürk, Roosevelt, Edison ve Mussolini portreleri nerededir? Osmanlı’nın son döneminde İnas Mektebi’nin (Kadınlar için Güzel Sanatlar Okulu) kurulmasına ön ayak olan, bu okulda müdürlük ve atölye hocalığı yapmış bir eğitmen olarak karşılaştığı zorluklarla nasıl baş etmiştir? Mihri’nin yaşam deneyiminin çarpıcı yönleri filmin solo animasyon bölümlerinde seyirciye sunulur. Berna, Mihri’nin yaşadığı şehirlerde onun izini sürüp bilgi topladıktan sonra İstanbul’a geri döner ve Salt Galata’da açılan Mihri sergisini belgesele katılanlar ile birlikte gezerek belgeseli tamamlar. Artık Mihri yeniden aramızdadır.”[1]

Fotoğraf: Serhat Şatır

Merhaba hoş geldiniz öncelikle sizi biraz tanıyabilir miyiz?

1970, İstanbul Bakırköy’lüyüm. Kim Mihri filminin yapımcılarından biriyim. 25-30 senedir yapımcılık yapıyorum. Sinema filmleri, reklam ve kısa film yapımcısıyım. Kukla çocuk filmi Rimolar ve Zimolar’ın yapımcısı ve yaratıcılarındanım. Ezel Akay’ın Neredesin Firuze filmindeki yapımcılık görevi yanı sıra İFR, Anima, Sinefekt’te çalıştım. Çeşitli filmlerde uygulayıcı yapımcılık ve vfx/post-prodüksiyon yapımcılığı yaptım. Bilgi Üniversitesi ve Işık Üniversitesinde Yapım dersleri verdim. Canlandıranlar Derneği kurucularından ve yönetim kurulu üyesi, SEYAP üyesiyim. Halen Netflix Türkiye’de çalışıyorum.

Ressam Mihri ile ne zaman tanıştınız?

Ben Berna’nın sayesinde tanıştım. Berna’nın çok ilgisini çekmiş bir karakter Mihri. Kaybolmuş bir ressam. Kaybolmuş bir kadın. Özellikle hakkında dramatik şeyler yazılmış olması beni çok meraka sürükledi. Ayrıca da üzdü. Sürekli aba altından sopa gösterilen bir kadın. Bak şunu yapma başına şu gelir uyarılarına rağmen durmayan bir kadın. Kendi adıma beni kamçılayan kısım bu oldu.  Mihri kimseyi dinlememiş, uzaklara da gitmiş, istediğini de yapmış, durmamış yani hiç öyle anlatıldığı gibi de değil, fakirlik falan içinde de ölmemiş yani. O yüzden çok sevdim Mihri’yi.

Mihri belgesel filminin oluşturulma süreci hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Bir film projesinin hayata geçirilme süreci nasıl başlar? Bu proje nasıl başladı?

Belgeseller genellikle ilgimizi çeken bir konuya daha derinlikli bakmak istediğimizde ortaya çıkar. Mihri hakkında bildiğimiz çok az şey vardı. Aslında öncelikle belgesel film değil de kurmaca film yapmak üzere düşünüyorduk fakat hakkında çok az bilgi olunca araştırmaya başladık. Araştırmalarda sanat tarihçiler,, toplumsal tarihçiler, sosyolog ve sanatçılar detaylı ve incelikli cevaplar arıyorlar ve buldukları cevapları değerlendiriyorlar. Buna istinaden belgesel projesi ortaya çıktı.

Yapım sürecinde Mihri’nin Amerika yıllarında yaptığı ve daha önce kayıt altına alınmamış Rezzan Yalman portresini buldu ve bazı Eski Türkçe ve İngilizce belgelere ulaştı Berna. O sırada Mihri üzerine ilk doktora tezinin Kanada’da yaşayan Sanat Tarihçisi Özlem Gülin Dağoğlu tarafından yazılmakta olduğu haberini almış.

Araştırmalar ve görüşmeler ışığında eldeki verilerle uzmanların anlatımıyla Mihri’yi aktarmaya karar verdik.

Mihri Rasim ismi çok duyulmayan bir ressam. Bu göz ardı edilmişliğin sebebi nedir sizce?

Özlem’in filmde dediği gibi “kaybettiğimiz ilk kadın değil, bulduğumuz ilk kadın olmayacak” özeti gibi bu sorunun.

Filmde de birçok kadın araştırmacı bu sorunun cevabını arıyor. Çok genç yaşından itibaren yurtdışına gidip orda yaşaması, bağlarını koparmış olması, kadın olması ve kaybolmuş bir kadın olması…

Kim Mihri filmi için karar verdiğiniz an neydi? Mihri Rasim’in hikayesinde sizi ne etkiledi? Dönemin zorluklarıyla başa çıkan bir güçlü bir kadın profili kısmı mı sizi cezbetti?

Sondan başlayacak olursak kesinlikle evet. Çocukluktan beri dedektiflik hikayelerini severim. Tamamen merak benimkisi. Özellikle merakımı çeken yeni şeylerle ilgilenmeyi seviyorum. Bir de yönetmenimiz Berna’nın Mihri ile ilgili merakı ve adanmışlığı da beni çok etkiledi. Yıllar içerisinde sürükleyen bir güç oldu bu adanmışlık.

Belgeselin yapım süreci boyunca karşılaştığınız en büyük zorluklar nelerdi? Nasıl üstesinden geldiniz?

En zoru eserlerini bulmak oldu. Çünkü zaten çok az bilinen bir ressamın eserini bulmak pek kolay olmuyor. Sokaklara çıkıp “Mihri eseri var mı?” diye bağıramıyorsunuz (Gülüyor). Zaten de bulamıyoruz çoğunu. Amacımız şu an da bu filmle izlenmesi ve konuşulması ile evinde Mihri eseri olan insanların ortaya çıkması. İzmir’de ki bir gösterimde evinde Mihri eseri olan bir izleyici ortaya çıktı. Berna hatta gidip o eseri gördü.

Birçok kadın bir kadını arıyor. Her şey kendiliğinden oldu esasen. Bir anda herkes Mihri’nin etrafında toplanıyor. Kimmiş bu Mihri, hadi bulalım, gibi bir şey oldu. Genellikle kadınları arayan hep kadınlar. Biz özellikle kadın olsun demedik. Bulduğumuz uzmanların çoğu kadın.

Konu Mihri Rasim. Yönetmen Berna Gençalp. Belgeselin orijinal müzikleri de kadın müzisyen Eleni Lomvardou’ya ait. Görüntü yönetmeni Gözde Koyuncu. Ayrıca, oyuncu Feride Çetin, Deniz Türkali ve Ece Dizdar da filme ruhunu katanlardan. Kadın ağırlıklı bir filmden bahsediyoruz. Bu projeyi hayata geçirirken kadınların yaratıcı sürece katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Birçok kadın bir kadını arıyor. Her şey kendiliğinden oldu esasen. Bir anda herkes Mihri’nin etrafında toplanıyor. Kimmiş bu Mihri, hadi bulalım, gibi bir şey oldu. Genellikle kadınları arayan hep kadınlar. Biz özellikle kadın olsun demedik. Bulduğumuz uzmanların çoğu kadın. Mesela Kadın Eserleri Müzesi’nden konuştuğumuz Fatmagül Berktay var. Mesela animasyon bölümlerini oynayan Feriden Çetin var. Ki zaten Feride Mihri’yi biliyordu. Çok az insan biliyordu Mihri’yi o da onlardan biriydi. Bu da çok güzel bir tesadüf oldu.

Yurtiçi ve yurtdışında Paris, Roma ve New York setleri olan bir filmin bütçe planlaması ve finansmanı hakkında nasıl kararlar alındı? Fon desteği nerelerden sağlandı?

En dramatik kısmı bu. Berna Paris’e Gözde ile, New York’a ise tek başına gitti. Özlem’le buluştu, oradan görüntü yönetmeni bulduk. Roma’dan biz bir takım kameraman arkadaşlarımızdan ve görüntü yönetmeni arkadaşlarımızdan rica ettik. Yurtdışında çekim yapmak çok çok zor. Göründüğünden çok ufak bir paraya bitti film.

Film yapma sürecinde bakanlık destekleri önemli bir etken. Antalya Film Forum desteği, Antalya Film Forum Work in Progress platformu post prodüksiyon aşamasında bir destek aldık. Kim Mihri adlı uzun metraj belgesel projesi ile 2017 yılında, Kültür Bakanlığı Sinema Destekleme fonundan destek kazandık. 2021 yılında ise US Embassy desteğini aldık. Moon and Stars Project is web sitemizi geliştirmemiz için bizi destekledi. Çok insanın desteğini aldık. Toplamda 7-8 sene kadar sürdü, araya pandemi girdi ama dönemde müzik ve animasyon çalışmalarımız devam etti. Çekimler bitmişti serginin açılmasını 1 yıl bekledik. Sergideki o 1 günlük açılışı çekebilmek için. Mihri’nin filmini Mihri’nin sergisini koymadan yapamayacağımızı fark ettik.

Biraz animasyondan bahsedelim isterim. Filmde dikkatimi çeken kısımlardan biri de animasyonlu bölümler oldu. Önceki söyleşilerinizden edindiğim bilgilere istinaden sizin özellikle animasyona verdiğinizi değeri biliyorum. Bu minvalde filmde animasyon kullanmayı kim istedi? Neden animasyon? Hangi animasyon tekniği kullanıldı?

Başından beri günümüze getirmekle ilgili gibi bir fikri vardı animasyonun. Mihri yanımıza gelsin ve bizimle olsun. Mihri’nin yolculuğunun kayıp noktalarını gösterebilmek için ve Türkiye’den çıkıyor Roma’ya gidiyor, Türkiye’den çıkıp Paris’e gidiyor gibi seyirciye güzel ifade edebilmek için animasyon. Müzikli nefes alabileceğimiz noktalar animasyon.

Animasyon tekniği karışık bir teknik. Çekim yapıldı Feride Çetin’le. Daha sonra rotoskopi denilen kare kare üzerinden boyama ve üstüne bazı yerlerinin yine Mihri’nin aslında çizgisi gibi, gözler belirgin ama gövdesi daha gevşek şekilde çizilmiş bir animasyon. Meriç Atalar’ın çizimleri ve kalabalık ekiple tamamladık animasyon çekimlerimizi. Animasyon yönetmenimiz Berat İlk ile pek çok farklı teknikte denemeler yaptıktan sonra rotoskopi, 2D ve 3D ile karışık bir teknik kullanmanın en doğrusu olduğunu düşündük. Ortak verilmiş bir karar.

Filmin pazarlama ve dağıtımı konusunda nasıl bir strateji izlediniz? Filmin daha fazla seyirciye ulaşması sürdürülebilirlik babında nasıl bir serüveni olacak?

Bu tip filmler festival yolculuğu yapmaya çalışıyor. Antalya Film Festivali’nde En İyi Belgesel Film seçildik geçen sene. Bu sene de kabul edildiğimiz tüm festivallere gitmeye çalışıyoruz. Üniversitelere gidiyoruz, bazı özel gösterimlerimiz oluyor. Kurumların kadınlara yönelik etkinliklerine katılıyoruz. Bundan sonra kısa bir vizyon istiyoruz, birkaç sinemada gösterim istiyoruz. Belgesel için zaten Türkiye’de vizyon çok zor. Özel gösterimlerle yürümeye devam ederken umarım sonrasında da bir platform veya televizyonda gösterilmeyi umuyoruz.

Gelecek projeleriniz hakkında ön bilgi alma şansım var mı?

Mihri’nin kurmacası gündemde. Düşündüğümüz şeylerden bir tanesi. Gene Berna’nın aklında olduğunu bildiğim ama adını veremeyeceğim başka bir kadın sanatçının filmi var. Bir kurmaca bir de belgesel iki sinema projemiz var.

Sansürle ilgili neler söylemek istersiniz?

Zor şartlarla, ufak bütçelerle film yapmaya çalışıyoruz buna bir de sansür faktörünü eklediğimizde her şey daha çok zor hale geliyor. Başka şeyleri düşünmek ve yapamıyor olmak, yaptığımız şeyi gösteremiyor olmak gerçekten üzücü. Sansüre karşıyız. Otosansüre de karşıyız.

Son sorum. Kadın yapımcı olmanın sektörde ne gibi zorlukları var?

Aslında yapımcı olarak daha çok kadın var sektörde, televizyon sektöründe ise yönetmen olarak kadınlar çoğunlukta. Mobbing, taciz ve ücret eşitsizliği konuları ana başlıklar.  Biz daha çok göz önünde olduğumuz için özellikle oyuncular, yönetmenler anlamında, yapımcılar ise kamera arkasında da olsalar daha dile getirebilir pozisyonda olduğumuz için kendimizi kolay ifade edebilir, sesimizi duyurabiliriz diye düşünüyorum.

[1] https://documentarist.org/turkiye-panorama/kim-mihri/

Didem Gündü
Tiyatro sevdalısı. Tarih ve sanat sever. Politika ilgilisi. Deneme ve kent yazıları yazar. Yemek düşkünü. İflah olmaz bir gezer. Hayvansever. El sanatlarına meraklı.

Yorumunuzu yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Etkinlik

34. Ankara Film Festivali başlıyor

Ankara’yı sinemayla buluşturmak ve Türk sinemasının geleceğini şekillendirecek yeni isimleri keşfetmek amacıyla Mahmut Tali İzgören ve Aziz Nesin öncülüğündeki Bilim ve Sanat, Bilar AŞ ve...