MeselelerSanat

Hastanede sanat 4: Geleneksel el sanatı keçe

“Sağlık çalışanları sanatın iyileştirici gücünü keşfetmede önemli yol kat ettiler. Ümidim bir gün sanatın, taze hava solumak, sağlıklı yiyecekler yemek ve fiziksel egzersiz yapmak gibi herkesin yaşamında olmazsa olmazı olarak yer alması.”
Renee Philips

Sanat dersleri ve hastanede sanat yapmak arasında bana göre bazı farklar var.
Okuldaki öğretmen-öğrenci ilişkisinin ötesinde, hastanede her zaman samimi bir ilişki söz konusu.
Okulda başarı, öğrenme ve sınav kaygıları söz konusuyken, hastanede sanat yapanlar kaygıdan uzak, bir şeyler üretmenin tadını çıkarırlar.
Okulda amaç öğrenmek ve sonuçta geçer not almak, hastanede süreci yaşamak, tadını çıkarmak.
Okulda tekniği öğretmeye yönelik araç gereçler kullanılırken hastanede kolay kullanım, hızlı ve iyi çıktı garantili uğraşılar söz konusu.
Okulda anca başarılı öğrencilerde görülen stresin azalması, kendine güven ve benlik saygısının artması, hastanede uygulanılan sanat etkinliklerinin hemen hepsinde rastlanılan olumlu sonuçlar.

Okullar hep keyifli olsa keşke. Keyifli öğretmenlikle ilgili yazıp durmam da bu yüzden. Okulun öğretme amacı, sanatla terapide en önemli farkı da ortaya koyuyor. Özellikle bizdeki eğitimde, sistemin istediği çıktıya ulaşmak gerekiyor. Ulaşamadınız mı, sorun! Hastanedeki sanat, üst satırlarda sıralandığı gibi bambaşka. Hastanede olması, ne olursa olsun, bir şeyler yapılabiliyor olması, sizi çok değerli kazanımlara götürebiliyor.

Gelin şimdi de hastanedeki bir salona gidelim, sonra geleneksel bir sanata…

FTR odası keçe

FTR Salonundaki Heyecan

FTR yani fizik tedavi ve rehabilitasyon (iyileştirme) üniteleri, ilaç ve ameliyatla tedavi edilemeyen birçok hastalık için etkin bir tedavi olanağı sunan mekanlar. FTR salonlarında, fiziksel yöntem ve tekniklerin hastalıkların tedavisinde kullanılması anlamına gelen fizik tedavi uygulanıyor.

Ortadoğulular Fizik ve Rehabilitasyon Merkezi’ndeki FTR salonu, pazar günleri hevesle ve ayrı bir heyecanla gelen hastalar ve refakatçileriyle doluyor. Hasta koordinatörü Gülsen Yalçın, her ay bazı pazar günlerini hastanede sanat veya sanatla terapi örneklerinin verildiği günler olarak düzenleyince FTR salonu ayrı bir havaya bürünüyor.

keçe çalışması

Geleneksel sanatımız, keçe

Geleneksel el sanatları içinde belki de en eskilerinden biri olan keçe, Anadolu coğrafyasında, Homeros’un İlyada’sında, Hititler ve Friglerde olduğu gibi ilk ve çoğunlukla başlık olarak geçiyor.

İlk sözlüğümüz Kaşgarlı Mahmut’un Divan-ı Lugati’t-Türk’ünde, Oğuz Türkçesi keçe kelimesi “kiviz, küvüz, kidhiz, kiyiz” olarak geçiyor. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise “Yapağı veya keçi kılının dokunmadan yalnızca dövülmesiyle elde edilen kaba kumaş” şeklinde tanımlanıyor.

Yün (her yünden olmuyor, kil ya da pamuk da kullanılabiliyor) harmanlanıp hazırlanıyor. Günümüzde kolaylaşsa da keçe, işlenecek hale gelene dek bazı aşamalardan geçiyor. Önce ıslatılıyor, sonra çiğneniyor, dövülüyor (tepme aşaması). Pişirme ve kurutma aşamaları da bulunuyor.
Liflerin kaynaşmasıyla insanlık tarihinin belki de en eski kumaşı elde ediliyor. Örtüden çadıra, geniş bir yelpazede giyim ve dekorasyonda kullanım alanı söz konusu.
Yörelere özgü desen, renk ve motiflerle bezenip, desenli veya desensiz üretiliyor.
Tasarımların üzerinde daha belirgin motiflerin elde edilmesi için de “keçe nakışı” yapılıyor.

keçe sanatçısı Ebru Arıkan

Keçe Sanatçısı Ebru Arıkan

Koordinatör Yalçın’ın konuğu bu kez TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Elçisi, Keçe Sanatçısı Ebru Arıkan oldu. Arıkan, Ulucanlar Sanat Sokağı’nda, kırk kadar sanatçı ve zanaatkarla birlikte ve kendine ait işliğinde birbirinden güzel eserler üretiyor. Bu kez de bir hastanedeydi.

Arıkan’a duygularını sordum:

Ortadoğu hastanesinin daveti üzerine hasta ve hasta yakınlarında sanat farkındalığı artırmak için çalışma yapmaktan büyük bir keyif ve mutluluk duydum. Bugün gerçekleştirdiğimiz etkinlikte, hasta ve hasta yakınlarıyla heyecanlı ve mutlu beraberlik yaşadık.

Şifa bekleyen hastalarımızla buluşmak ve onlara moral olmak, acılarını bir nebze de olsa bir süreliğine unutturabilmek, tekrar sosyalleştiklerini, gözlerindeki o heyecanı ve mutluluğu görmek şahsım adına tarifi imkansız bir mutluluktu.

Keçe çiçeklerimizi oluştururken, önce çekingen sonradan su, sabun, yünlerle rengarenk çiçeklerin ortaya çıkmasıyla heyecanlandılar. Bu etkinliğe iyi ki katıldıklarını, keçe çiçeklerini kendilerine iyi ki öğrettiğimi ve geldiğimi, çok güzel farklı saatler yaşadıklarını ve çok mutlu olduklarını ifade ettiler.

Bu organizasyonun gerçekleşmesinde öncü olan başta Gülsen Hanım ve hastane yetkililerine teşekkür ederim.”

hastanede sanat 4

Fotoğraf Sanatçısı Semra Akçelik

Yazıdaki fotoğraflar, ENFOD (Engelsiz Fotoğraf Derneği) fotoğraf sanatçısı Semra Akçelik’e ait. Duygulanmadan kareler yakalamak mümkün mü? Değil elbette. İşte Akçelik’in güne dair yorumu:

“Sanatın iyileştirme gücüne hayranım, hayal gibi ama imkansız değil! Ortadoğu İncek Fizik Tedavi Hastanesi kil, ebru bugün de keçe ile hastalarına şifa dağıttı. Yüzümüzü güldüren, içimizi ısıtan keçe, bugün görevini layıkıyla yerine getirdi.
Keçenin sıcaklığı, renklerin görkemiyle hayata tutunmaya çalışan insanlar arasındaki bağı gördüm.
İki yıldır yaşam mücadelesi veren 16 yaşındaki delikanlının masumiyetini gördüm.
Doğum yaparken beyin kanaması geçiren genç bir kadının direnişini gördüm.
Trafik kazası ile bir anda değişen hayatını yeniden yaşamak isteyen sabırlı, çalışkan genç adamı gördüm.
Ve mücadeleye devam eden insanlar, hikayeleri çeşitli olsa da umutları, dilekleri şifa olan diğerleri…

Yüreğimde hissettiğim o duygudaşım refakatçiler, tanıdığımsınız. Gözlerimle, sözlerimle elimden geldiğince şifalar diledim. Sanatın bizi birbirimize yakınlaştırdığı bu etkinlikler için emeği geçen herkese çok çok teşekkürler.”

keçe çalışması

Katılımcılar

Akçelik, hastanede tedavi gören ve etkinliğe katılanların birkaçının düşüncelerini de sordu, yanıtlardaki ortak kelime “güzel” sıfatı oldu.

İşte, her gün egzersizlerle yoruldukları, zorlandıkları bir mekanda, sanatla uğraşmanın keyfini yansıtan kısa ama anlamlı cümleler.

Suna Hanım, yaptığı çiçeği çok sevmiş:
“Becerebildim yani. Güzel bir uğraşıydı. Ben zaten bu tür etkinlikleri çok severim, severek de geldim.”

 Nevil Hanım:
“Çiçeğimi çok beğendim. Hastanede böyle bir şeyin olması çok güzel.”

 Melek Hanım:
“Yaparken çok mutlu oldum. Güzel hissettim,” dedi. Melek Hanım yaptığı çiçeği kuruyunca beğenmediğini de eklemeyi ihmal etmedi.

Sanatla terapi, bence sihirli dokunuş

Yazının başında okuldaki sanat dersleri ile hastanedeki sanatı karşılaştırdık, sonra bir FTR salonunda geleneksel bir sanatın, bir mekanı başkalaştıran sihirli dokunuşlarını paylaştık.

Emek verenlere sevgiyle ve minnetle, örneklerin çoğalmasını dileklerimle…


*Yazıdaki fotoğraflar ENFOD fotoğraf sanatçısı Semra Akçelik’e aittir.

Kaynaklar

Keçe Sanatçısı Ebru Arıkan ile kişisel görüşme.
Çeliker, D. (2011). Geçmişten Günümüze Türklerde Keçecilik ve Keçe Yapımında Yeni Teknikler. Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Hakemli Dergisi. Sayı 8, s. 1-22.
Özhekim, D. A. (2009). Keçenin Hikâyesi ve Sanatsal Üretimler. Zeitschrift für die Welt der Türken. Sayı 1, s. 123-133.

Necati Yalçın
İletişim, eğitim, tarih, sanat ve kent üzerine akademik yazılarının yanında gazete, dergi ve internet sayfasında köşe yazarı. Halkla İlişkiler, Milli Mücadele, Cumhuriyet’in Açıkhava Müzesi Ankara, Yazdığım Ankara, Gezdiğim Ankara, Keyifli Öğretmenlik, Keyifli Öğretmenlik 2, Sevdiğim Ankara ve Mehmet Tunçer-Savaş Sönmez ile Kaybolan Ankara kitaplarını yazdı.

    Yorumunuzu yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir



    Kızıl Goncalar Meseleler

    Kızıl Goncalar dizisinde din felsefesi

    Son zamanlarda hayli ses getiren Kızıl Goncalar, 18 Aralık 2023 tarihinde NOW TV ekranlarında gösterime giren, Gold Film tarafından yapılan, Şükrü Necati Şahin’in senaryosunu yazdığı,...