Pusu'laMüzikKonserEtkinlik

Fazıl Say ve Carmina Burana Ardından

Yıl boyunca klasik müziğin farklı tonlarını Ankaralı müzikseverlerle buluşturan Bilkent Senfoni Orkestrası, geçtiğimiz cumartesi Fazıl Say & Carmina Burana konserine Odeon’da ev sahipliği yaptı. 4 bin kişinin Odeon’u ağzına kadar doldurduğu, müzik ile ısındığı nefis bir akşam yaşandı.

bilkent_fazılsay

Dünyaca ünlü, birikimli ve yaratıcı piyanistimiz Fazıl Say’a gecede; bir yaşını yeni dolduran Nazım Hikmet Korosu, Şef İbrahim Yazıcı, Alp Özdayı, Tansu Karapınar, Aykut Köselerli, Ali Can Öztan, Bilkent Senfoni Orkestrası, Burcu Uyar ve Güvenç Dağüstün eşlik etti.

Konser başlangıç saati 20.30 olmasına rağmen 21.00’a doğru ancak başladı. Bunun nedenlerinden biri de muhtemelen biletlerin tükenmesi sonucu Odeon’a ulaşımda otopark sorunu yaşanmasıydı. Nitekim konser sonrasında otoparktan ve kampüsten çıkıp, Eskişehir yoluna ulaşmak fazlasıyla vakit aldı.

"The Bells" bölümü

“The Bells” bölümü

Fazıl Say’ın 2014 yılında Edgar Allen Poe’nun şiiri üzerine bestelediği ve aynı yıl dünya prömiyerini yapan “The Bells” konserin ilk bölümüydü. Türkiye prömiyerini Bilkent Odeon’da gerçekleştiren “The Bells” yaklaşık 25-30 dakika civarı sürdü. Bu bölümde piyano, vurmalı çalgılar, perküsyon ve koro yer aldı.

İkinci yarıda Alman besteci Carl Orff’un “Carmina Burana”sı sahnedeydi. Eser varoluş, yaşayış, aşk, cinsellik ve ölüm temalarını işleyen 7 bölümden oluşuyor. Fazıl Say, Nazım Hikmet Korosu, şef İbrahim Yazıcı yönetiminde Bilkent Senfoni Orkestrası ve solistler; Burcu Uyar ve Güvenç Dağüstün hep birlikte sahnedelerdi. “O Fortuna” parçasıyla hızlı başladı eser. Soğuk havada büzüşmüş seyirciler olarak canlandık bir anda. Eser boyunca Fazıl Say’ın piyanoyu baştan yaratırcasına dokunuşları, senfoni orkestrası üyelerinin; özellikle keman sanatçılarının uyumu mükemmellik seviyesindeydi. Onlara eşlik eden Nazım Hikmet Korosu sadece sesleriyle değil, parçalarla uyumlu koreografileriyle de göz doldurdu. Solist sanatçıların berrak sesleriyle ruhumuz eridi gitti. Yine o tanıdık ve etkileyici “O Fortuna” ile konser sona erdiğinde binler ayaktaydı.

"Carmina Burana" bölümü

“Carmina Burana” bölümü

Alkışlarımız devam ederken Fazıl Say sahneye geri döndü ve piyanonun başına oturdu. O dakikadan itibaren insanın tüylerini diken diken eden Behçet Necatigil’in, Nazım Hikmet’in ölümü ardına yazdığı “Zindanı Taştan Oyarlar” şiirinin, Zülfü Livaneli tarafından bestelenip “Yiğidim Aslanım” adını alan parçası Odeon’da yankılandı. Parça bitince tekrar alkışa boğuldu Odeon. O geceki performansı buradan izleyebilirsiniz.

Yıldızlar kadar parlak bir geceydi Ankara için. Emeği geçen tüm sanatçılara ve organizasyona teşekkür ediyor, yakın zamanda tekrarlanmasını diliyorum.

Fotoğraflar Bilkent Senfoni Orkestrası facebook sayfasından alınmıştır.

Bir Cevap Yazın

Pusu'la

27’lik Gezici Festival başlıyor!

1995 senesinde serüvenine sinemanın seçkin örneklerini Türkiye’nin değişik kentlerindeki sinemaseverlere sunan bir festival otobüsü olarak başlayıp, zamanla Ankara’nın yolunu gözlediği büyük bir festivale dönüşen, Ankara...

Lavarla Aylık Bülten Etkinlik

Lavarla Kasım Bülteni

Aşkların ve sonbaharın bir başka olduğu kasım ayından herkese merhabalar! Neler yaptık bakalım yeni sezonun ilk ayında? Önümüzdeki ay yapacağımız çılgınlığı saymazsak son açık havaların...


Lavarla - 33. Ankara Film Festivali 2022 Kapak Görseli Etkinlik

Başlıyor: 33’lük Ankara Film Festivali

Ankara’yı sinemayla buluşturmak ve Türk sinemasının geleceğini şekillendirecek yeni isimleri keşfetmek amacıyla Mahmut Tali İzgören ve Aziz Nesin öncülüğündeki Bilim ve Sanat, Bilar AŞ ve...