Meseleler

Erişilebilir Kentlerin Hayalcileri: PinGOin

Bilindiği üzere bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Sosyal medya hesaplarından sokaklardaki billboardlara kadar her yerde günün anlam ve önemine vurgu yapan, her sene okumaya alıştığımız o kalıp sözler yeniden karşımızda. Ancak bugünkü yazı “Hepimiz birer engelli adayıyız” klişeleri ile değil ‘‘herkes için bağımsız bir yaşam’’ inancı ile PinGOin tarafından kaleme alınıyor.

“Bağımsız yaşam her şeyi kendimiz yapmak istiyoruz, kimseye ihtiyaç duymuyoruz veya tecrit altında yaşamak istiyoruz anlamına gelmez. Bağımsız yaşam demek; engelli olmayan kardeşlerimizin, komşularımızın, arkadaşlarımızın günlük yaşamlarında doğal karşıladıkları tercihlere ve kontrole bizim de sahip olmamızı talep etmek demektir. Ailelerimizle birlikte büyümek, semtimizdeki okula gitmek, komşularımızla aynı otobüse binmek, eğitimimiz ve ilgi alanlarımız doğrultusunda bir işte çalışabilmek ve kendi ailelerimizi kurmak istiyoruz.
Bizler de diğerleri gibi topluma dahil olduğunu hisseden, tanınan ve sevilen biri olmayı hissedebilme ihtiyacı duyan son derece sıradan bireyleriz.” – Dr. Adolf Ratzka

dunya engelliler gunu 3 aralik

Engeli sebebiyle çoklu ayrımcılığa uğrayan herkesin, ihtiyaç duyulan desteğin sağlanması ile bağımsız bir birey olarak yaşamlarına devam etmesi mümkün. Asıl engel, bu düşüncenin toplum tarafından kabullenilmemiş olmasından kaynaklanıyor.

PinGOin ekibi; bağımsız yaşam hakkının herkes için gerekliliğini savunan, bütün hak ve özgürlüklere ulaşmanın ilk koşulu olan erişilebilirlik mevzusuna kafa yoran bir grup sosyal girişimciden oluşuyor. Bağımsız yaşam hakkının bir uzantısı olan sosyal hayata erişimdeki eksiklikleri gidermek ile birlikte herkes için özgür ve güvenli erişimin mümkün olduğu şehirlerin hayalini kuruyor.

PinGOin sosyal girişimi ve gönüllüleri dışarıda; sosyalleşen mutlu ve özgür insanlar görmek istiyor. Bu hedefe ulaşmak için herkesin erişim hakkı olan restoran, cafe, AVM, park gibi sosyal mekanların; görsel, işitsel ve ortopedik engelli bireyler ile çocuk, bebek ve hayvan sahipleri için uygunluğunu inceliyor ve websitesinde listeliyor.

Ayrıca sosyal mekanlara mimari ve davranışsal iyileştirme hizmetleri sunarak herkes için özgür, bağımsız ve güvenli erişimi şehirlerde mümkün kılmayı amaçlıyor.

PinGOin’e Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?

Gelişim aşamasında olan proje ve websitesi ile ilgili eleştiri ve önerileriniz sosyal etkiyi arttırmak ve daha iyi hizmet sunabilmek açısından çok değerli. Websitesine kayıt olup, sizlere gönderilecek olan ‘Mekan Pinleme Formu’ ile PinGOin gönüllüsü olabilir, erişilebilir mekan keşfine katkıda bulunabilirsiniz.

Sosyal Medya hesaplarını takip ederek PinGOin’in erişilebilirlik alanındaki sosyal farkındalığı arttırma çabasının bir parçası olabilirsiniz.
Instagram | Twitter

Bu yazıya ilham veren Engelli Kadın Derneği’nin “Bağımsız Yaşam Hakkımız WILD Turkey” etkinliği konuşmacılarına teşekkürler.

PinGOin Ekibi:
Melike Yüksel
Mustafa Yazar
Zeynep Gül Akın
Büşra Altıntepe

Kaynaklar: 1 | 2 | 3


Ankara çıkışlı bir başka sosyal girişim: Bizi Biz Yapan Mekanların Peşinde Bir Sosyal Girişim: Roof

Şehrisevenler
Şehri sevenlerden gelenler. Lavarla'da yayınlanmasını istediğiniz yazılarınızı info@lavarla.com adresine mail atabilirsiniz.

    Bir Cevap Yazın

    Pusu'la

    Keşfetmek Senin Elinde: AIESEC

    Şu anda nasıl hissediyorsunuz? Mutlu mu, üzgün mü, yoksa endişeli mi? Durum güncellemesi: Günümüzde çoğu genç kaygılı hissediyor. Peki, neden kaygılı hissediyor? Çünkü okullarının ne...

    göğü delen adam papalagi Meseleler

    Göğü Delen Adam: Yaşantımıza Bakış

    Göğü Delen Adam, diğer deyişle Papalagi, Samoalı bir kabile lideri olan Tuivaii’nin Avrupa anakarasını gezerken aldığı notların derlemesi. Yazarı Erich Scheurmann’ın sözleriyle “Doğayla henüz iç...

    Ankara gün batımı Meseleler

    Seyir Var Seyir İçinde

    “Ankara öğrenci şehridir. Öğrenmenin şehridir.” Bir çırpıda ağızdan çıkıveren bu sözcükler, zorluğunu yaşarken hissettirir. Karanfil’den Dost Kitabevi’ne çıkan merdivenler, Yüksel ve Meşrutiyet buluşmaları. Koyu renkli montlar...

    Meseleler

    Sofrada Yerini Bulamamak: No Seat at the Table

    Yaşadığım kenti artık tanıyamıyorum. Her şey çok hızlı değişiyor. Kiralar yükseliyor, eski mahalle sakinleri taşınmak zorunda kalıyor, sokakların çehresi değişiyor… Adına soylulaştırma denen bu süreç...