KentİnsanHafıza

“Cemal’siz Ankara tarihi olmaz!”

Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele’nin merkezi olarak belirlediği Ankara’ya 27 Aralık 1919 günü gelir. Dikmen sırtlarında Seymen Alayı tarafından karşılanır. Kendisini karşılayanlar arasında Ankara’da Müdaafa-i Hukuk Cemiyeti’ni kuran Müftü Mehmet Rifat Efendi de vardır. Paşa, karşılama merasiminden sonra beraberindeki heyetle birlikte Ulus’taki hükümet konağına gider. Burada Hasan Fehmi Efendi’nin okuduğu Türkçe duaya iştirak eder. Hasan Fehmi Efendi, Kuva-yi Milliye hareketine ağır ithamlar içeren Şeyhülislam Dürrizade fetvasına karşı yayımlanan Ankara fetvasını Mehmet Rifat Efendi ile birlikte yazan kişidir.

Hasan Fehmi Efendi’nin duasına Mustafa Kemal Paşa ve beraberindeki heyet iştirak ederken.

“Peki çocuk, çabuk ol”

Hasan Fehmi Efendi, kişiliği ve hayat görüşü itibarıyla dönemine göre ilerici bir din adamıdır. Lise öğrenimi gören oğlu Cemal’e 1924 yılında bir fotoğraf makinesi armağan eder ve onu fotoğrafçılığa yönlendirir. Böylece Cemal amatör olarak fotoğraf çekmeye başlar. 29 Ağustos 1924 günü Dumlupınar Zaferi’nin ikinci yıldönümü için Afyon’a gitmek üzere Ankara İstasyon Binası’na gelen Mustafa Kemal Paşa’yı uğurlayan kalabalığın arasında o da vardır. Mustafa Kemal Paşa’nın uzaktan bir fotoğrafını çeker. 1925 yılında Vakit Gazetesi’nde foto muhabiri olarak işe başlar. Aynı yıl gazetecilik kariyerinin ilk fotoğrafını yine istasyon binasında çeker. Mustafa Kemal Paşa, Ali Fethi Okyar’ı Paris’e uğurlamak üzere istasyona giriş yapar. Fotoğraf makinesini üç ayaklı bir sehpa üzerine kurup paşanın gelmesini bekleyen Cemal, “Paşam, bir dakika,” der. Paşa da “Peki çocuk, çabuk ol,” deyip gülümseyerek poz verir. Paşa bu anı hiç unutmaz. Yıllar sonra yine bir fotoğraf çekiminde Cemal’e “Çocuk ilk fotoğrafımı ne kadar zor çekmiştin, şimdi bak ne kadar kolay çekiyorsun,” der. Cemal, 14 yılda Atatürk’ün 2 binden fazla fotoğrafını çeker.

Cemal Işıksel’in gazetecilik kariyerindeki ilk fotoğrafı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitiren Cemal, aynı zamanda fakültenin ilk mezunlarından olur. Cumhuriyet ve Ulus gazetelerinde foto muhabirliği yapar. Hareketli yapısı ve olay yerlerine hızla yetişmesi nedeniyle “Işıksel” soyadını alır. 1964 yılında son çektiği haber fotoğrafı ilk çektiği fotoğraf gibi 30 Ağustos Zafer Bayramı ile ilgilidir. Oğlu Deniz Işıksel’in yedek subay olarak katıldığı geçit törenini fotoğraflar.

1965 yılında Alman Konsolosluğu Kütüphanesi’nde, kendi çektiği Atatürk fotoğraflarından oluşan bir sergi açar. Sergiyi gezenler, Cemal Bey’den bu fotoğrafları bir kitap haline getirmesini ister. Aynı istek aslında kendisinde de vardır. Bu yönde birçok kez teşebbüste bulunsa da fotoğraf basımı ile ilgili  maddi ve teknik açıdan yeterli desteği görememesi nedeniyle bu isteğini ertelemek zorunda kalır.

Foto Apartmanı

1969 yılında, Yenişehir’de 1935 yılında yaptırdığı Foto Apartmanı’nın bir dairesini, yine kendi çektiği Atatürk fotoğraflarından derlediği bir sergi alanı haline getirir. Serginin kapılarını halka ücretsiz olarak açar. Sergi yoğun ilgi görür. Katılımcılardan fotoğrafları satın almak isteyenler olur ancak Cemal Bey hiçbir fotoğrafı satmaz. Nihayet 1969 yılında Türk Tarih Kurumu tarafından fotoğrafları kitap şeklinde basılır. Cemal Işıksel de kitabın ilk baskısını 10 Kasım 1969 günü Anıtkabir’de Atatürk’e sunar!

Cemal Işıksel kitabını Anıtkabir’de Atatürk’e sunarken.

Foto Apartmanı yıllar içinde Kızılay-Atatürk Bulvarı üzerindeki diğer apartmanlarınkine benzer bir kaderi yaşayarak iş hanına dönüşür. Günümüzde 83 numarada Foto Cemal İş Hanı olarak kullanılmaktadır.

Foto Apartmanı solda (1930’lu yılların sonu), Fotoğraf: Antoloji Ankara İlgili paylaşım              Foto Cemal İş Hanı sağda (2023), Fotoğraf: Özgün Türkeli

Cemal Işıksel sadece Atatürk’ü değil Ankara’yı da defalarca fotoğraflar. Hatta aynı mekanları belirli aralıklarla birden fazla kez çekerek şehrin geçirdiği değişimi belgeler. Kendisinin bu özelliğini en güzel; dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya “Cemal’siz Ankara tarihi olmaz” sözleriyle ifade eder.

Köylülerin sorusu

Ankara çevresindeki olaylara da çoğu zaman ilk yetişenlerden olur. 19 Nisan 1938 günü Kırşehir’de meydana gelen depremin etkilerini fotoğraflamak üzere gazetesi tarafından bölgeye gönderilir ve yıkımın en acı şekilde yaşandığı Köşker Köyü’ne kısa sürede ulaşır. Gazeteci olduğunu öğrenen köylüler yaşadıkları büyük acıyı bir kenara bırakıp kendisine tek bir soru sorarlar. Ve o soruyu Cemal Işıksel hayatı boyunca hiç unutamayacaktır:

“Atatürk’e hasta diyorlar. Nasıl hastalığı?”

Kaynaklar:

Cemal Işıksel (Atatürk’ün Fotoğrafçısı Anlatıyor), https://www.youtube.com/watch?v=8FzDoll654M&t=391s, Erişim Tarihi: 22 Kasım 2023.

Nevşehirli Hasan Fehmi Efendi’nin Oğlu Cemal Işıksel Kimdir? https://www.fibhaber.com/nevsehirli-hasan-fehminin-oglu-cemal-isiksel-kimdir, Erişim Tarihi: 22 Kasım 2023.

Abdi İpekçi’nin Atatürk’ün Fotoğrafçısı Cemal Işıksel ile Röportajı, https://mustafakemalim.com/abdi-ipekcinin-ataturkun-fotografcisi-cemal-isiksel-ile-roportaji/, Erişim Tarihi: 22 Kasım 2023.

https://isteataturk.com/Kronolojik/Tarih/1925/3/27/Mustafa-Kemal-Ataturk-Parise-sefir-olarak-giden-Fethi-Okyari-ugurlamak-icin-Ankara-Istasyonuna-gelirken-27031925-/4, Erişim Tarihi: 22 Kasım 2023.

Özgün Türkeli
Kaç Kişi Kaldık Ankara'da kitabının yazarı.

    Yorumunuzu yazın

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir