KentHafızaMimari

Ankara’nın yeni zirvesi Hıdırlıktepe

Başkent Ankara, coğrafi yapısıyla dikkat çeken bir şehir. Şehrin tam merkezinde manzarası ve tarihiyle öne çıkan Hıdırlıktepe, Ankara’nın göbeğindeki en yüksek tepe. Bir üçgen gibi düşündüğünüzde bir yanında Ankara Kalesi, diğer yanında Hacı Bayram Veli Türbesi’nin üzerinde bulunduğu tepe burası. Üçgenin diğer ayağı bin 400 metrelik rakımıyla Hıdırlıktepe. Ulus’ta Ankara Kalesi’ne giderken sol tarafınıza bakarsanız Hıdırlıktepe’yi görebilirsiniz. Kalenin en kuzeydeki Akkale burcunun tam karşısına düşer. Bugün geçici olarak Ankara Rahmi M. Koç Müzesi’nde bulunan, Rijkmuseum envanterine kayıtlı Ankara Manzarası tablosunda da Hıdırlıktepe görünür.

Tekin olmadığından, yıllarca Ankaralıların çıkmak istemediği metruk bir alan olarak kalmıştı. Muhteşem bir manzarası olan bu yer benim de birçok kez çıkmak isteyip cesaret edemediğim, uzaktan baktığım bir tepe olarak kaldı. 1950’li yıllardan itibaren gelişen hızlı gecekondulaşma süreci bu durumun sebeplerindendi. Tüm bu gecekonduların çoğu zamanla yıkıldı. Kalanlar da harabe olduğundan gidilmesi pek mümkün olmayan bir yerdi.

Tarihçesi ve kültürel değeri

Hıdırlıktepe’de 1920’lere kadar var olduğu bilinen fakat sonra bir sebeple yıkılan kare planlı kubbeli bir yapı mevcutmuş. Bu yapının ne zaman ve kim tarafından yaptırıldığı bilinmiyor. Kimliği meçhul bir mimari eser olarak çeşitli rivayetlere konu olmuş bir yapıdan söz ediyoruz. Fakat mevzu bahis rivayetler, belgelerle kanıtlanabilir mahiyette değil. 20. yüzyıl başlarında Anadolu’da pek çok tarihi yapı, bilinmeyen zamanlarda yıkılıyor. Ankara da bu esnada kayıplar verip payına düşeni maalesef alıyor.

Hıdırlıktepe kartpostal

1915 tarihli bir kartpostal. Kaynak: VEKAM Kütüphanesi ve Arşivi

Eski fotoğraflarından öğrenildiği kadarıyla Hıdırlık Türbesi moloz taşlardan yapılmış kayalık bir zemine oturan kare planlı bir yapıydı. Yapının üstünü tuğladan bir kubbe örtüyordu. Fotoğrafta bu kubbenin hafifçe sivri bir biçimde olduğu fark edilebilir. Bu da ilk yapıldığında üstünde bu kubbeyi örten sivri bir külah bulunduğu ihtimalini akla getiriyor. Bu özellik, türbenin esasen Selçuklu mimarisinde görüldüğü gibi bir kümbet-türbe olduğunu düşündürüyor.

Hıdırlıktepe, Timur’un Ankara Savaşı sırasında kuşatmayı yönettiği tepe olduğu için Timurlenk tepesi, Hatip Ahmet İsfahani’nin türbesinin burada bulunmasından ötürü de Kubbeli tepe olarak da adlandırılır. Hatip çayı da ismini Hatip Ahmet İsfahani’den alır. Bir diğer ilginç detaya göre Ankara’nın eski ve yeni binalarının yapımında kullanılan kırmızı Ankara taşı sadece bu tepeden çıkartılırmış.

Hıdırlıktepe hakkındaki rivayetlerden birine göre meşhur Arap şairi İmruülkays’ın mezarı bu tepededir. İslam öncesi dönemin, cahiliye devrinin Arap şairlerinden İmruülkays.  Şair, ülkesine yapılan saldırılara karşı İstanbul’da bulunan Justinyanus’tan destek istemek için yola çıkar. Justinyanus ise İmruülkays’ı herhangi bir yardımı olmayacağını söyleyerek geri gönderir. İmruülkays geri dönmek için yola çıktığında bir süre Ankara’da konaklar, bu konaklama sırasında Ankara Tekfuru’nun kızına aşık olur. Bir süre sonra Tekfur’un kızı prenses vefat eder ve Hıdırlıktepe’ye gömülür. Bu duruma fazla dayanamayan İmruülkays bir hastalığa kapılır, bazı kaynaklarda İmparator I. Justinyanus tarafından zehirlendiği yazar. Hastalandığında prensesin yanına gömülmeyi vasiyet eden İmruülkays 540 yılı civarlarında vefat ettiğinde vasiyeti yerine getirilir ve Hıdırlıktepe’ye defnedilir.

Başka bir rivayete göre ise İmruülkays’ın aşık olduğu kadın Balkız olarak da bilinen Belkıs Hanım’dır. Mezarı ise Ulus’ta bulunan İş Bankası binasının ve Maliye Bakanlığı eski binasının tam ortasında bulunan, eskiden Julian Sütunu’nun bulunduğu yerin tam dibindedir. Ancak bu aşk hikayesindeki prenses Belkıs Hanım olsaydı, İmruülkays’ın mezarının İş Bankası binasının önünde olması gerekirdi.

Hıdırlıktepe

1930’ların başında Hıdırlıktepe. Ernest Mamboury Ankara Gezi Rehberi, Ankara Üniversitesi Basımevi, 2014.

Hiç dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, Türkiye’nin farklı yerlerinde Hıdırlıktepe vardır. Tokat, Safranbolu, Yozgat aklıma gelenler. Anadolu’da inanışa göre Hızır Aleyhisselam, ihtiyaç duyanlara, özellikle de seyahat edenlere yardımcı olarak bilinir. Evliya Çelebi 17. yüzyılda Ankara’ya geldiğinde Hıdırlıktepe’den “Hazret-i Hızır ziyaretgahı veya Hızır makamı” olarak bahseder. Hz. Hızır Allah’a yakın olabilmek için gittiği yerlerin en yüksek noktasına çıkarmış. Rivayete göre bu tepeye de Hızır uğramış, adı da Hıdırlık olarak kalmış. Bundan ötürü burası dilek tepesi olarak da kullanılmış.

Hıdırlıktepe’nin geleceği

Hıdırlıktepe günümüzde kentsel dönüşüme girdi. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin duyurusuna göre,

“Ankara Büyükşehir Belediyesi, Cumhuriyetin yüzüncü yılını Altındağ ilçesi Hıdırlık tepe bölgesinde yapım çalışmalarına başlanan anıt ile ölümsüzleştirecek.

2023 yılı içerisinde bitirilecek olan 100. Yıl Şükran Anıtı; kentsel dönüşüm çalışmalarının sürdüğü Hıdırlıktepe’de yapılması planlanan rekreasyon alanına kazandırılacak. Proje ile endemik bitkiler alanı, kültür teras bahçeleri, kent arşiv ve taş müzesi, el sanatları alanı, uluslararası gençlik kampı, amfi ve Hıdırellez ateşi seyir alanı Ankaralılarla buluşacak.”

Hıdırlıktepe’nin hem şehrin sakinleri hem de şehre gelen ziyaretçiler için önemli bir turizm noktası olacağını düşünüyorum. İlgili proje bittiğinde tepenin Ankara’nın tarihini keşfetmek ve unutulmaz bir manzara deneyimi yaşamak için ziyaret edilecek bir nokta olmasını umuyorum.

Kaynaklar

1.Kök, Elif. “Kayıp bir türbenin izinde: Ankara Hıdırlık Tepesinden Görüntüler”. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih yüksek kurumu Türk Tarih kurumu yayınları VIII. Dizi – Sayı: 27 Uluslararası XIX. Yıl Ortaçağ ve Türk dönemi kazıları ve sanat tarihi araştırmaları sempozyumu II.
2.Vâkıdî, Kitabü’r-Ridde (nşr. Muhammed Hamdullah). Paris ı409/ı 989, s. 95; İbn Habib, el/’1uf:ıabber, s. ı86- ı87; Paris ı409/ı 989, s. 95; İbn Habib, el/’1uf:ıabber, s. ı86- ı87.
3.Türk İslam Ansiklopedisi 17. Cilt sayfa: 313 https://cdn2.islamansiklopedisi.org.tr/dosya/17/C17005890.pdf
4.Ankara Büyükşehirden  100 yıllara Armağan Proje: Hıdırlıktepe Rekreasyon Alanı Ve Şükran Anıtı’nın Yapımı Başladı https://www.ankara.bel.tr/haberler/ankara-buyuksehir-den-100-yillara-armagan-proje-hidirliktepe-rekreasyon-alani-ve-sukran-aniti-nin-yapimi-basladi-16670
5.Eyice, Semavi. (1971). “Ankara’nın Eski Bir Resmi”, Atatürk Konferansları IV: 1970, Ankara 1971, s. 97, 110 (not 90), lv. IX, rs. 10.
6.Kartallıoğlu, Yavuz. (2005). Klasik Osmanlı Türkçesinde Eklerin Ses Düzeni (16., 17. ve 18. yüzyıllar). Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü (yayımlanmamış doktora tezi).
7.Özalp, M. Nazmi. (2016). Bir Başkentin Anatomisi; 1950’lerde Ankara. İdealkent Yayınları. s:96.

Didem Gündü
Tiyatro sevdalısı. Tarih ve sanat sever. Politika ilgilisi. Deneme ve kent yazıları yazar. Yemek düşkünü. İflah olmaz bir gezer. Hayvansever. El sanatlarına meraklı.

Yorumunuzu yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir