Pusu'laSergi

Aktüel Düşlerin Zamanda Yolculuğu: İcra ve Zarafet

Modern zaman kaygıcıları olarak, bulunduğumuz zamanın bilincini ve yükünü taşıdığımızı, aktüel düşler kurduğumuzu düşünüyor olabiliriz. Pratikte yaşamaya odaklı kurguladığımız rutinlerimizin içeriklerinin bugüne olan aidiyetleri sorgulanmayacak derecede gerçekçi geliyorsa da olaylara ve durumlara karşı reflekslerimiz evrimsel sürecimizin getirdiği mirasın kalıntılarıdır. Dünyanın 4,5 milyar yıllık birikmişliği şöyle dursun, insanlık en azından aletten alet yapma becerisine sahip olduğundan beri kültürel aktarım kesintisiz olarak devam etti ve edecek. Hepimizin içinde parıldayan yıldız tozları gibi her sözümüz, yazımız ve eserimiz zaman içerisinde tekrarlandıkça dağılacak, dağıldıkça tekrarlanacak… Tekerrür ile karıştırılmaması gereken bu tekrarlar ve dağılmalar çoğu zaman kendi içerisinde biricik olmayı başarabildi. Biricik olma becerisi evrimi dümdüz bir çizgi gibi düşünmemizi gerektirmez, zaten evrim sürekli ileri(?) gitmeyi taahhüt etmez. İşte tam da burada bu kadar yoğun aktarımı ve değişkeni kanıksayabilen insan, evrimsel reflekslerini bilinçli yaratımlarına aktarır ve özgün eserler ile aynı tekrar ve dağılıma tek başına bir yıldız gibi katılır.

Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin organizasyonunu ve ev sahipliğini yaptığı  İcra ve Zarafet sergisi eserleri yukarıdaki paragrafı -kelimeler birebir olmasa da- ziyaretçilerin serbest çağrışım vizyonlarına dönüştürüyor. Serginin amacını da ”müzede sergilenen eserlerle bağlamsal bir ilişki kurmak” olarak tanımlayan Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, belli ki bu amacı gerçekleştirmiş. Roma, Urartu, Hitit ve Bizans gibi kültürlerin aktarımlarından yola çıkan sanatçılar bugünün ruhları olarak sanatlarını, Romalı mermer ustaları gibi işlemekten çekinmiyor.

Eserlerin hemen hepsinde hissedilen kişiselleştirilmiş imgeler ise bugünün sanatının ne kadar cüretkar olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Öğretilmiş güzellik algısının protest yorumu, sanatçının ”basmaktan çekinmeyin” dediği zemine konumlanmış eserleri, mitolojik öykülerden esinlenerek bugünün tutkularının fotografik ve hatta sinematografik boyuttaki bir tasviri, cüruflaşmış tarihin somut aktarımları, müzenin kapısından hareketle bakırlara işlenmiş ya da konumlandırılmış kişisel tefsirler gibi birçok sanat eserini içinde barındıran sergi Rodoslu ressamları da orada hissetmemizi sağlıyor.

Sergi alanına attığımız ilk adımda bir bütün gibi görünen eserlerin malzemeleri ve malzemeyi işleyiş biçimleri detaylı bir incelemeyi fazlasıyla hak ediyor. Zarafetin inceliğini, zanaatın bilgeliğini, sanatın bireyselliğini tarihin tozunu yutarak icra edilen yapıtlar tarihin hangi noktasında olduğumuza dair sorgularımızı tetikliyor.

Sergiyi inceledikten sonra kullanılan malzemelerin ve  malzemeleri işleyiş şekillerinin algı kapasitelerini fazlasıyla zorladığı hissediliyor. Örneğin, Arkeolog Gertrude Bell’in araştırmalarının izinden giderek, bir Süryani kilisesinin restorasyon çalışmalarına katılmış olan sanatçı Hüseyin Aksoy, restorasyonda dış cephe harcında kullanılan alman ceviz boyasını toprakla harmanlıyor ve Bereketli Hilal çevresinde etkilendiği yapıları seyyah algısıyla yeniden yorumluyor. Hüseyin Aksoy’un da deyimiyle eserler, ”yaşam sularını yeniden kazanıyor.”

İcra ve Zarafet sergisinin tadı damağımızda, anlatımları bilincimizde kalırken Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin misyonunu da sergi çerçevesinde değerlendiriyoruz ve soruyoruz: Acaba Erimtan bugünün Erythrai Tarım, Seramik ve Mozaik okulu ya da Afrodisyas Heykeltıraşlık Okulu mudur? Ağaçlarla insanların, insanlarla yapıtların, yapıtlarla deneyimlerin kökleri bir midir gerçekten ?

Küratör Derya Yücel
Sanatçılar Alev Ebüzziya, Ahmet Doğu İpek, Ayça Telgeren, Azade Köker, Berk Güntürk, Berkay Tuncay, Burçak Bingöl, Deniz Ezgi Sürek, Eda Gecikmez, Elif Uras, Hacer Kıroğlu , Hakan Çınar, Huo Rf, Hüseyin Aksoy, Mert Özgen, Necla Rüzgar, Oddviz, Rasim Aksan, Selçuk Artut, Yasemin Özcan


Sergiyi 21 Ağustos 2022’ye kadar pazartesi hariç her gün 10.00-18.00 arası ziyaret edebilirsiniz.

Güneş İkbal
Mor bulutların sahibi hayali arkadaş.

    Bir Cevap Yazın




    Pusu'la

    ODTÜ’den sergi izlenimleri 3: “Oyun”

    “Hayat, sanat ve ruh… Hayat ruhu döver ve ezerken, sanat bir ruha sahip olduğunuzu hatırlatır.” Stella Adler ODTÜ Tasarım Fabrikası’nın Sanat Danışmanı Murat Akın, Heykeltıraş...